Skip to main content

Odaklanma Sorunundan Kurtulmak İçin 7 Çözüm

Odaklanma sorunu hayatımda bir sürü soruna neden oldu. Bundan kurtulmak için araştırmalar yapıp eğitimler aldım.

Ders çalışıyorsunuz ya da dikkatinizi vermeniz gereken bir iş yapmaya çalışıyorsunuz. Düşünce ve hayal solucanları kıvrıla kıvrıla boşluklardan girmeye çalışıyor.

Delikleri kapıyorsunuz, heh işte şimdi odaklandım diyorsun fırt diye biri daha işgal ediyor beynini.

Kimseye yabancı gelmeyen bu durum bazıları için başarısızlığın tek nedeni.

  • Kötü bir hafıza
  • Düşük notlar
  • Yarım kalan işler
  • Zamanın hiç bir şeye yetmemesi
  • Kaybedilen sınavlar
  • Ulaşılamayan hedefler

Amma da abarttım değil mi?

Yeterli süre dikkatini toplayamayanlar abartmadığımı çok iyi biliyorlar.

Her şeyin bir çözümü olduğu gibi konsantrasyonu arttırmanın da yöntemleri var.

Kendimin uyguladığı teknikleri yazacağım. Ben şimdi daha iyi odaklanabiliyorum. Blog yazılarımı bir oturuşta zihnimi kimse işgal etmeden tamamlıyorum.

1) Ben Ne Yapıyorum?

Kitap okurken bir bakmışız sayfa bitmiş ama tek kelimesini bile hatıurlamıyoruz. Ama satır satır gözlerimiz kelimlere baktı . Zihnimizde de bir hayal sahnesi 2-3 dakika boyunca aktı. Bu iki farklı yapı nedir?

Kelimeleri tek tek okuyan gözlerimiz ve hayal kuran yanımız. İkisi aynı görevi yapmazlarsa okuma ve anlama işlemi gerçekleşmiyor. O zaman bu ikisini aynı yerde aynı iş üzerinde tutmalıyız.

An“a dikkatimizi vermeliyiz.

Ne Yapıyorum?

Kendimizi sürekli kontrol edip, kaçaklar olduğu zaman hızla geri dönmeliyiz. Veya bir düşünce takıldığında aklımıza bu düşünceyi yaptığımız işten sonraya ertelemeliyiz. Kendimize bunu dersten sonra düşüneceğim diye komut vermeliyiz.

Kendimizi kontrole devam ettiğimiz de beynimiz buna alışmaya başlayacaktır. Tabi bu iki günde olacak bir süreç değil. Çünkü biz yıllarca bunun tersini öğretmişiz beynimize. Hayaller ve düşünceler içinde yüzerken hayat akıp geçmiş . İşler yarım yamalak öylesine yapılmış.

Bu hatayı fark edip çözmeye karar verdikten sonra çalışma verimim muhteşem bir seviyeye geldi.

2) Masa ve sandalyenizi

Kısa bir çalışmadan sonra beli, sırtı boynu ağrıyan biri çalışmasını sürdüremez. Aklı sürekli ağrıyan kaslarına gidecektir. Ve geçerli bir mazeret olarak ortaya çıkan ağrılar çalışmayı vicdan azapsız yarıda bıraktıracaktır.

Kendimin de kullandığı bir taktik; ayakta çalışmak.

Yazılarımı genellikle ayakta yazarım. Bunun için özel olarak satılan uzun ayaklı masalar var. Ama ben normal masama küp şeklinde bir kutu koyup dizüstü bilgisayarımı üstüne koyuyorum. Ayakta çalışmak insanı aktif tutuyor. Özellikle yazı temposunu tutturunca ayakta çalışmak çok iyi geliyor.

Oturarak çalışanlar içinde bazıları pilates topunu öneriyor. Ben hiç denemedim ama kullananlar faydalı olduğunu söylüyor.

Pilates topunu aşırı bulanlara sandalye tavsiyem şu olur: Ne uyuyacak kadar rahat ne de rahatsız edecek kadar sert bir sandalye seçmeleridir.

Yatakta çalışmayı hiç duymamış olayım !

3) Işıklar Sönmesin

Ofis gibi verimliliğe ve konsantrasyona önem verilen yerler her zaman çok iyi ışıklandırılır. Ameliyathaneler ve polis sorgu odaları da 🙂

İyi ışıklandırılmış bir oda sizi daha dinç tutacaktır.

Çalışma mekanının ışıklandırmasını iyileştirmek için ipuçları.

  • Gün ışığı en güzel ışıktır. Ne kadar alabiliyorsanız alın. Mesela masanızı cam kenarına taşıyın.
  • Akşam için odanızı hazırlayın. Tek yöne ışık vermeyen dağıtan ışık kaynakları kullanın. Masanıza gölgeler düşmesin.
  • Işık kaynakları arkanızda, yanınızda ve üstünüzde olabilir. Gözünüze direk ışık gelmesin.

4) Ferahlık

Küçük mekanlar insanın içini de daraltır. Zihin bu noktada hayallere dalıp sıkıntıdan kaçmak isteyebilir. Denizlere dağlara yaylara giden ruhunuz ferahlayabilir ama işler ne olacak?

Mekanımızı genişletemiyorsak tasarım hileleri ile odamızın daha geniş algılanmasını sağlayabiliriz.

  • Yakın bir duvara ayna takın.
  • Masanızı duvara değil odaya doğru çevirin.
  • Derinlik hissi veren büyük bir poster asın.
  • Masanızı pencerenin yanına taşıyın.

5) Ekranları Uzaklaştır

Konsantrasyon katilleri var hayatımızda. Telefonlardan gelen bildirimler sizi saatlerce işinizden alıkoyabilir.

Masanızın üzerinde duran bir fatura bile günlerdir yatırmadığınız elektrik borcunu ödemek için büyük bir şevk oluşturabilir. Yeter ki işiniz yarım kalsın bankaya bile gidersin o fatura için.

Sizi işten alıkoyabilecek her türü uyaranı gözümüzün önünden kaldıralım.

Çalışmanızda zorunlu değilse telefon, tablet, laptop, masaüstü oyuncaklar, ihtiyaç fazlası kalem ve kağıtları kolumuzun uzanma mesafesinden uzağa koyayalım.

6) Odanıza Haciz Gelmiş Gibi Düzenleyin (Minimalizm)

Islak çamaşırlar, ütü masası dağınık kitaplık ve masa. Böyle bir odada çalışmak gerçekten büyük motivasyon ister 🙂

Her gördüğümüz obje bize bir anı hatırlatacaktır. Uyuyan bir düşüncenin tetiklenmesi dakikalarımı mahvedebilir.

Ne kadar az eşya o kadar iyi. Yani çalışma alanımızı minimalist yapacağız.

  • Odada ki kullanmadığınız bütün eşyaları başka bir yere taşıyın. Taşıma imkanı yoksa üstünü beyaz bir çarşafla kapatın.
  • Kitaplığını düzeltin. Kitaplar karşınızda olmasın.
  • Objeleri kaldırım. Odanıza retro havası veren o eski fotoğraf makinesi sizi alıp eskilere götürebilir.
  • Odanızı temizleyin. Dünden yenmiş muz ve kabak çekirdeği kabukları, çay bardakları, uçuşan tozlar. Hiçte cezbedici değil. Mekanda bulunma isteğini azaltıyor insanın.

7) Nefesi Kontrol

Her gün yapacağımız bu nefes egzersizi odaklanma sorununa karşı zihnimizi eğitmek için çok faydalı.

Her sabah sessiz bir yerde 1 dakika boyunca gözlerimiz kapalı burnumuzdan nefes alıp ağzımızdan veriyoruz. Nefes alırken göğüs kafesimiz değil karnımız şişecek. Buna diyafram nefesi deniyor. Böylece doğru nefes almayı da öğrenmiş oluyoruz.

Önemli nokta, bütün dikkatimizi nefesimize vereceğiz. Havanın burnumuzdan girişi karnımızın şişmesi ve havanın ağzımızdan çıkışı. Bütün süreci dikkatle izliyoruz. Zihnimize bir düşünce geldiği an tekrar dikkati nefese veriyoruz.

Bunu her sabah yapabilmekte ayrı bir çaba gerektiriyor tabi ki. Erteleme alışkanlığınız varsa şu yazımızı okuyup, bundan kurtulma yollarını öğrenebilirsiniz.

Özet:

Bedenimizle ruhumuz aynı yerde aynı işi yapıyorlarsa bu odaklı bir iş oluyor. Bunu geliştirmek için nefes teklerini kullanarak konsantrasyonumuzu geliştireceğiz. Odaklanmamızı en çok etkileyen diğer bir etkende mekandır. Çevre tasarımımızı yaparken dikkat dağıtanları odamızdan çıkarıp sadeleşeceğiz.

Bazı maddeleri yazarken şu yazıdan faydalandım.

https://hackmystudy.com/how-to-create-a-good-study-environment-at-home/

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir