Skip to main content

Kolay ve Hızlı Öğrenmenin 7 Etkili Yolu – İşe Yarar Teknikler

Hepimiz yaptığımız işi kolay hızlı ve etkili olmasını isteriz. Kim istemez ki?

Doğru teknikler kullanarak yaptığımız her işi kullanmayanlara göre hızlı ve kolay yapabiliriz.

Bu teknikler alet gibidir. Bizim yıllarca yapamayacağımız işlemi bilgisyarın saniyede yapması nasıl anlaşılabilir ise doğru teknikler kullanarakta öğrenme daha hızlı ve kolay yapılabilir.

Evet. Başlayalım.

1) Odaklanma

Evet odak odak odak. Daha önemli bir şey bilmiyorum öğrenme konusunda. Herkesin söyleyince burun kıvırdığı fakat gerçekten yapabilen az kişinin olduğu bir kavram. Öğrenme konusunda kolay-hızlı-etkili bir şeyler istiyorsan dostum, ODAKLAN.


3 saat dağınık zihinle çalışmaktansa 20 dakika odaklı çalışmak daha çok şey Bedeninin ve ruhunun aynı anda aynı şeyle meşgul olmasına ODAKLANMA diyorum . Yani hayal kuran kısmına ruhun dersek gözlerinin okuduğu şeyi ruhunun da bakıp anlamaya çalışmasıdır.

Dediklerime burun kıvıran arkadaşa bir önerim var 1 dakika boyunca bir şeye odaklansın ve başka hiç bir şey düşünmeden o şeye baksın. %99 aklına başka bir görüntü gelecektir.
Kolay ve hızlı ve etkili öğrenmek için hep an da kalmalıyız. Bu özelliğimizi geliştirmekle ilgili müstakil yazılar yazacağım . Bu konu hepsinden önemli.

2) Metafor ve Analojileri Kullanma

Öğrenmesi zor soyut konuları metafor ve analojilerle kolay anlaşılabilir hale getirebiliriz.
Bir konu türlü mantığımıza oturmaz. Bu gibi durumlarda daha önceki iyi bildiğimiz bir konuya benzeterek yeni şeyi basitçe anlayabiliriz.

Peki nedir bunlar? Aralarında ki fark nedir?

Metafor, birbiriyle anlam yönünden alakasız olan kavramlar birbiriyle ilişkilendirmektir.    

Beynin çalışmasını bilgisayara benzetmek gibi.

Analoji ise, bir yönden birbiriyle benzeyen iki olayı veya kavramı birbirine benzetmektir.

Örneğin, elektrik devresindeki “gerilim” kavramını su borularında akan suyu tazyikine benzetmek. Suyu “elektrik akımına”, boruyu “iletken tele”, su pompasını da “pile” benzeterek anlamak gibi.

Veya insan damar sistemindeki ana damarları otobanlara, yan yolları kılcal damarlara benzetmek gibi .

Bu iki tekniği soyut, zor, karmaşık konular da kullanarak olay ya da bilgi akılda daha kalıcı hale getirilebilir.

3) Kendini Kandırma Boş Boş Okuma

Bir konuya çalışırken kendimizi kandırırız. Yazıların altını çizeriz veya tekrar tekrar okuruz. Bunları yaparken sanki konuyu çok iyi anlamışısz gibi gelir bize. No no no. Aslında hiç bir şey anladığımız yoktur.

Bunun yerine sözel derslerde konuyu bir kere çalıştıktan sonra kitabı kapatıp hatırlamaya çalışalım. Bunun için zihnimizi zorlayalım. Göreceğiz ki çoğu şey uçup gitmiş.

Şimdi ikinci kez okurken biraz önce hatırlamaya çalıştığımız şeyleri bulmak için okuyalım. Böylece zihin keşfetme moduna girecektir. Pasiflikten aktifliğe geçecek.

4) Peki Ben Sayısalcıyım Nolacak?

Sayısal konularda yapılan en büyük hata da onlara sözel konular gibi çalışmaktır. Adam alır eline defteri roman gibi okur. Biter bir daha okur. Hey yavrum hey. Boşa giden yıllarım yeter.

Sayısal bir dersi tekrar ederken soru çözmeliyiz. Çok gizli bir bilgi vermedim farkındayım ama bir dakika sabredin.
Burada yapılan hatada hep aynı zorluktaki soruları çok sayıda çözmektir. Soruları çözebilmek iyi hissettirir. Faydası yoktur. Sadece tatmin eder.

Yapmamız gereken şey sürekli zor soruları aramaktır. Çözemediğimiz her soru bizi geliştirecek, eksiklerimizi görmemizi sağlayacak uyarıdır.

5) Bir Kurban Bul Ve Anlat

Daha önce birine ders anlatmış biri varsa aranızda söyleyeceklerimi çok iyi anlayacaktır.


Konuyu anlatırken eksiklikleriniz armut gibi ortaya çıkar ve siz çaktırmak istemiyorsanız kan basıncınız yükselir.
Başka faydası, insan bir konuyu anlatırken beyni deli gibi aktif hale geçer. Odaklanma sorunu yaşamazsın. Çünkü karşında seni dinleyen birisi var. Bütün ne varsa beyninde hepsi hareket halindedir. Bu da etkili öğrenme dediğimiz şeyin ta kendisi olur.

Kimseyi bulamıyorsanız hayali öğrencinize anlatın. Ama özel ders ücreti beklemeyin. jdhfıouaehkrnbfdkhvudf.

6) Yaz Dostum

Yazmaktan hoşlanan arkadaşlar içinde bir taktiğimiz var.

Feynman amca ile anılan bu teknik aslında bildiğimiz yazarak çalışmadır. Bir defter alırsın eline. Ve başına çalıştığın konunun sade bir tanımını yaparsın. Burada ki incelik tanımı yaparken yuvarlak laflar kullanmamaktır. Net mala anlatır gibi anlatın. Bilmediğiniz kelimeleri kullanmayın. Kim okursa okusun anlayacağı bir tanım.

Sonra altına konuyu yine yuvarlak olmayan bir şekilde konuyu net anlatın. Albert amaca diyor ki:

“Bir şeyi 6 yaşında bir çocuğa anlatamıyorsanız, siz de anlamamışsınız demektir.”

Einstein

Feyhman bu deftere bilmediğim şeyler defteri diyormuş.

7) Eşli Batağa Evrilmeyecek Çalışma Grubu

Bu teknik kulağa güzel gelen fakat uygulaması zor bir tekniktir. Çünkü bizde makaracı adam çok olduğu için bir çalışma grubu kurup çalışmak zor iştir. Ama eğer başta koyduğunuz kurallara uyabilecek, işi sulandırmayacak 3-4 kişilik bir takım oluşturabilirsiniz tadından yenmez.

Burada konuyu daha iyi kavrayan arkadaş diğerlerine anlatırken hem kendi tekrar yapmış olur hemde diğerleri ilk elden konuyu anlarlar. Anlamadıklarını hemen soracakları bir kaynak olur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir